2022 yılı ilk 6 ay

Merhaba sevgili takipçilerim ve kitap dostlarım. 2022 yılı hızlı geçiyor. Nasıl olduğunu anlayamadan yarısı bitti bile. Biraz seyahat bol bol kitap okumaya çalıştım ama yine de planladığımın altında kitap okuyabildim maalesef. 2 e-kitap 14 de normal kitap okuyabildim haziranın ikinci haftasına kadar.

Umarım okuma hızımı arttıra bilirim diye ümit ediyorum ama malum şimdi de yaz ayları geldi ve tatiller, seyahatler artacak. Bakalım nasıl bir ilerleme kaydedeceğim her beraber göçereceğiz.

Bu yılın ilk kitabı ile başlayalım o halde.. Seattle yolculuğumda yanımdaki kitap bittiği için telefonumdan e-kitap okumaya başladım Reşat Nuri Güntekin Acımak romanı ilk kitabım oldu.

Acımak – Reşat Nuri Güntekin

Ama ben kitaba dokunarak, sayfaları hissederek okumayı sevenlerdenim. Yokluk insana her şekilde okumayı öğretiyor yine de ☺️ benimde bu yılın ilk kitabım mobil kitap oldu. Hal böyle olunca görsel fotoğrafı da telefondaki kitap kapağı oldu ve çok da yavan oldu maalesef. Gelelim kitap yorumuna..

Görevine bağlılığıyla tanınmış bir ilkokul başöğretmeni olan Zehra Hanım babasından nefret etmekte hatta onun varlığını bile kabul etmemekte olan, acıma yeteneğini kaybetmiş bir genç kadındır. Kimselerin bilmediği babasının ölmek üzere olduğunu hiç bilmediği anda öğrenir ve önce inkar eder. Fakat sonra gitmeye karar verir ama ne yazık ki hasta ve yaşlı adam vefat etmiştir. Babası sefalet içinde vefat ederken kızına sadece anılarını yazdığı bir defter ve baba ile kızını belkide ilk defa tanıştıracak satırlar bırakmıştır.

Kuyucaklı Yusuf – Sabahattin Ali


Bu kitabı da mobil kitap olarak okudum. O yüzden kitap fotoğrafım da yine telefondaki kitap kapağı 😊

Gelelim kitabımızın konusuna, sanırım okumayan kalmamıştır zaten kitabı malum bir Türk Edebiyatı klasiği. Ölümle başlayıp ölümle biten, çocukken anne babasının ölümüne şahit olan ve bu travmayı yaşamının her evresinde kendisi farkında olmada da hisseden bir köy çocuğu Yusuf. Onu evladı yerine koyan Kaykaman babasının evinde büyümüş, kaymakamın eşi tarafından hep hor görülmüş ve kaymakamın küçük kızı güzeller güzeli Muazzez’e aşık, okumamış, bir baltaya sap olamamış bir delikanlı. Bir süre sonra kaymakam bey vefat edince işler karışır. Bundan sonrası çok spoiler içereceği için okumayanlar okusun derim.
Ben kitabı bitirdiğim günün sabahı uçaktaydım. Zaman geçsin filim izleyeyim derken Türk Filmleri altında Kuyucaklı Yusuf filmini gördüm ve hemen izledim. Gerçekten çok ilginç bir şekilde hiç senaryolaştırmadan bire bir kitap cümleleri ile filmi çekmişler. Hatta onlarla bazı replikleri ben de tekrarladım o kadar aynıydı yani 🙂 Bu da burada küçük bir anı olarak kalsın, sizlerle paylaşmış olayım 😄

Mucizeler Yağarken – Kristin Hannah

Kristin Hannah ilk defa okuduğum bir yazar.. Dilini sevdim. Kitap iki bölümden oluşuyor. İlk bölüm ve ikinci bölüm birbirinden çok farklı.
Mucizelere inanır mısınız? Eğer inanıyorsanız bu roman tam size göre.
Joy kocası tarafından kız kardeşi ile aldatılmış yaralı bir kadın. Herkesten uzaklaşmak için bilmediği bir yere uçak bileti alıyor ve bindiği uçak düşüyor.
Bobby annesini kaybetmiş küçük bir çocuk, babası Daniel ile yaşıyor.
Bu üç kişinin yolunun nasıl kesiştiğini merak ediyorsanız kitabı okumanızı tavsiye ederim. İlginç bir kurgusu ve okuyucu ters köşeye yatıran bir hikayesi var.

Avuçlarımda Hala Sıcaklığın Var – Osman Balcıgil

Yine bir Osman Balcıgil ve yine bir dönem romanı ile geldim. Avuçlarımda Hala Sıcaklığın Var
İçim acıyarak okudum her satırını. Bildiğim konuyu bir kez de yazarımızın kaleminden içine güzel ama sonu tam da 68 kuşağının sonuna uyan bir aşk hikayesi çevresinde şekillenmiş. Genç teğmen ve hukuk öğrencisi güzel kız. İdeolojileri uğruna canlarından olan vatan evlatlarımız. Dönemin siyasileri dış güçlere uşaklık ederek vatan evlatlarının kanını içmekte bir behis görmemişler çünkü onlar için önemli olan ülkeyi parsel parsel pazarlamak daha fazla ceplerini doldurmak ve buna karşılık sadece uşak olmak. Kanla alınan hakları gizli kapılar ardında elden dağıtmak.. Yazacak söylenecek çok ama giden geri gelmiyor. Tıpkı dar ağacına çekilen üç fidan gibi hepimizin bir şekilde isimlerini bildiklerimiz ve adları o kadar zikredilmediği için gölgede kalan ama 1972 yılından çok önce katledilen vatan evlatlarımız gibi. Hepsinin ruhları şad mekanları cennet olsun 🙏🏻

Büyükelçinin Kızı – Pam Jenoff

Kalemi ile ilk defa tanıştığım Pam Jenoff kitabı olan Büyükelçinin Kızı. Kitap sanırım bir seri ama tarih aralığı ilginç bir seri, ilk kitap 1919 da geçerken diğer kitaplar 1939,1945 yıllarında devam ediyor. Sırada ki romanlar Kumandanın Aşığı ve Diplomatın Karısı.. Gelelim kitabımızın konusuna..
Birinci dünya savaşının sonrası Paris. Savaş sonrası barış antlaşması için Paris’e gelen Alman temsil heyetindeki büyükelçinin kızı Margot, ve aynı görevle Parise gelen yüzbaşı Georg. Tabii ki aşk.. Ama Margot zaten duygularından emin olmadığı biriyle nişanlıdır. Margot karakteri kararsız, kafası karışık ve yalnız bir kız. Ama sonunda kendi iradesiyle bir karar almak için her şeyden uzaklaşmaya karar verir.
Bu arada ilk 100 sayfa çok çabuk akmadı ama sonrası keyifle ilerledi Kitap bende yarım kalmış hissi uyandırarak bitti açıkçası bakalım diğer kitapları nasıl?

Kumandanın Aşığı – Pam Jenoff

Pam Jenoff kitabı olan Kumandanın Aşığı kitabı ile geldim. Serinin ikinci kitabı ve gerçekten çok güzel akıcı ilk kitaptan farklı olarak ilk sayfadan itibaren sizi içine alan bir kitap.
Gelelim kitabımızın konusuna..
Yıl 1939 Hitler Polonya’ya girmiş Yahudiler gettolara toplanmış, savaş bütün acı yüzü ile ortada. İlk kitaptan hatırlayacağımız yüzbaşı Georg ikinci kitapta 20 yıl sonra Nazi kumandanı olarak çıkıyor karşımıza. Emma henüz 19 yaşında yeni evlenmiş bir genç kadın. Kocası direnişe katılınca Emma anne babasının evine gider ama maalesef ailesi gettoya götürülmüştür.
Emma’nın gettodan kurtuluşu, kumandanla yolunun kesişmesi, direnişe yardım edebilmek için neleri feda ettiğini heyecanla okuyacaksınız. Kesinlikle tavsiye ediyorum okuyun.

Diplomatın Karısı – Pam Jenoff

Serinin üçüncü kitabı ve gerçekten yine çok beğenerek okuduğum Diplomatın Karısı. İkinci kitap gibi çok hızlı ilerleyen, ters köşeye yatıran bir kitap.
Gelelim kitabımızın konusuna..
Yıl 1945 oldu.. İkinci kitaptan hatırlayacağımız Marta başrolde bu kez. Hani köprüde Emma’yı Kumadanı öldürerek kurtaran ve kendi de yaralanan Marta.. Savaş bitmiş Amerikalı askerler Marta’yı bir hapishanede işkence görmüş, ölmek üzere bulur ve kurtarırlar. Kendisini kurtaran Amerikan askerinin ona elleri ile içirdiği suyu unutmaz Marta. Yolları tekrardan Salzburg da mülteci hastanesinde kesişir asker ile..
Bu kez birbirlerine aşık olmuşlardır ama asker sadece bir günlüğüne oradadır, yeni yaralılar getirmiştir ve Paris’e geçecektir birliği ile. İki aşığın yolu sırası ile Paris, Prag ve Londra da tekrar kesişecektir. Kitabı okurken özellikle de son bölümlere doğru Marta’nın hayatına giren kişilerin hem kendinin hem de etrafındaki bir kaç insanın hayatını nasıl değişirmiş olduğunu okuyup şaşıracaksınız. Kesinlikle tavsiye ediyorum okuyun bu seriyi. Çok beğeneceksiniz..
Kitapla ve aşkla kalın 💕

Romanovlar’ın Son Evi – John Boyne

Romanov’ların Son Evi kitabı ile geldim sevgili kitap dostlarım. Yazarı John Boyne. Yazarı Çizgili Pijamalı Çocuk romanı ile tanıyordum. Bu da okuduğum ikinci kitabı oldu.
Gelelim kitabın konusuna.
1915 yılı Rusya’nın son Çarı II.Nikolay zamanı. Hikaye de ana hatlarıyla iki kısıma ayrılmış. Biri çarlığın son dönemi diğeri genç bir Rus köylüsü olan Georgi ve aşkı. Georgi, köyünde kendi halinde fakir hayatını yaşarken Çarlığın komutanı köylerinden geçecektir. En yakın arkadaşının komutana yapacağı suikasti engelleyince kendini bir anda görkemli Kışlık Sarayda çarın veliahtı olan Çareviç Aleksey Nikolayeviç’in muhafızı olarak bulur. Hayatı kısa süreliğine de olsa tamamen değişmiştir.
Güzel bir kurgu roman.

📌Kısa bir bilgi vermeden geçemeyeceğim..
Çarın ailesi çarlık döneminin kapanması ile birlikte katledilince en küçük kızı Grandüşes Anastasiya’nın komünist yönetim boyunca, yıllarca mezar yerleri bilinemediği için ölümünden sonra, olası kaçışına dair söylentiler yayılmıştır. Bu kitapta da Grandüşes Anastasiya gerçekten kaçmış gibi işlenmiş. Halbuki 1918 yılında ailesindeki diğer fertler gibi o da katledilmiştir.

Yeni Yıl Yeni Hayat – Debbie Macomber

Eski takipçilerim bilir Debbie Macomber kitapları, gerek serileri olsun gerek yeni yıl tek kitapları olsun benim için çok özeldir. Dilimize çevrilen son iki kitabından biri olan noel ve kış temalı kısa bir romanı ile geldim. Romantik film tadında bir aşk romanı. Everly başarılı bir iş kadınıdır. Stresli günler geçirmektedir ortağı biraz değişiklik olsun diye biraz tatil yapmasını önerir ama asistanının gizli bir intikam planı vardır. Rezervasyonunu Amazon yağmur ormanlarına yaptırır, gerisi mi kitapta ☺️

Kristin Hannah – Bülbül

Kristin Hannah Bülbül romanı, ikinci dünya savaşı Fransa’sında geçen hüzünlü bir tarihi kurgu roman. Bütün savaş zamanı kitapları gibi bu kitapta beni derinden etkiledi. Ailenin her fertlerinin ayrı ayrı savaşın açtığı yaraları sarmak için birbirlerinden habersiz nasıl direndiğini okurken gözyaşlarınızı tutamayacaksınız. İki kız kardeşin savaş zamanındaki birbirinden farklı mücadelesi ve aile olmanın nasıl bir şey olduğunu yeniden keşfetmeleri ve tabii ki aşk.. Nazi zulmü, Sadece yahudilere değil Fransız halkına da yapılan işkence,açlık, sefalet, ölümcül soğuk hava, çalışma kampları daha doğrusu ölüm kamplarında hayat mücadelesi. Isabelle ve Veaan’in 1939 da başlayan ve 1945e kadar devan eden savaş ve beraberinde gelen acılarla mücadelesini okumanızı tavsiye ederim.
Yine bir güçlü güçlü kadınlar romanı.

Terri Dulong – Cedar Key Serisi

Terri Dulong Cedar Key serisi ilk kitabı Sırrım Kokunda Saklı.. 2021 de ilk üç kitabı okumuştum ama aradan uzun bir yıl girince dördüncü kitaptan devam etmek yerine hafıza tazelemek adına en baştan başladım iyi de yapmışım aslında bu sıcacık seriyi okumak çok keyifli.

Sırrım Kokunda Saklı – Terri Dulong

Gelelim kitap konusuna..
52 yaşındaki Sydney eşini ve sahip olduğu konforlu hayatını kaybedince soluğu üniversiteden arkadaşının yanında alır. Kafasını dağıtmak için geldiği bu küçük ve sevimli kasaba hayatının yeni başlangıcı olacaktır. Bu kasabada köklerini bulan Sydney acaba yeniden aşkı da bulacak mı?
Serinin kitapları hepsi birbirini takip ediyor. Her kitapta bir önceki kitaptaki kasaba sakinleri ile karşılaşmak çok keyifli.
Debbie Macomber Bir Yumak Mutluluk serisi gibi. Tavsiye ederim okuyun. Romantik, sevgi dolu, içinde aile, dostluk, sıcacık duygular barındıran okurken yüzünde tebessüm bırakan kitaplardan.

Yuvam Senin Yanın – Terri Dulong

Terri Dulong Cedar Key serisi ikinci kitabı Yuvam Senin Yanın.. İlk kitaptan hatırlayacaksınız Sydney’in kızı Monica bu kitapta 6 aylık taze bir yeni gelin olarak çıkıyor karşımıza. Monica’nın kocasının 4 yıl önce velayetini eski eşine bıraktığı Clarissa Jo annesinin sorumsuzlukları sebebi ile babası ve Monica’nın evine yerleşecektir. Fakat anne olmaya henüz hiç hazır olmayan Monica ve Clarissa’nın ilmek ilmek örülen sevgisini görmek için mutlaka okuyun bu kitabı.

Ben bu seriyi okurken annem de battaniye örmeye başladığı için kitap ile çok uyumlu fotoğraflar çekebildim. Güzel bir tesadüfle motifler ve kitap kapakları birleşti🧶📚

Bir Yumak Aşk – Terri Dulong

Terri Dulong Cedar Key serisi üçüncü kitabı Bir Yumak Mutluluk. İkinci kitaptan hatırlayacağınız Monica’nın en iyi arkadaşı Grace üzerine kurgulanmış sıcacık romanımız. Yakışıklı Lucas, Maude teyze, yıllardır uzak kaldığı abla Chloe… Grace kasabanın kahve dükkanını işletmekteydi taa ki o korkunç yangın çıkana kadar. Bir anda evini ve işini kaybeden genç kadının yeniden ayağa kalkması ve ona destek olan ailesi ve dostları.
Yine güzel bir aşk hikayesi ile sarıp sarmalanmış geçmiş ile yüzleşmeli keyifli bir roman. Tam da bahar aylarına uyan sıcacık aşk. Tavsiye ederim bu seriyi mutlaka okuyun çok seveceksiniz.

Anılardan Kartpostallar – Terri Dulong

Terri Dulong Cedar Key serisi dördüncü kitabı Anılardan Kartpostallar. Bu kitapta da önceki kitaplardan hatırlayacağınız karakterler var, ki bu durum sürekliliği sağladığı için okumaya ayrı bir keyif katıyor. Özellikle benim gibi seri okumayı sevenler ne demek istediğimi çok daha iyi anlayacaklardır. Gelelim kitabımızın konusuna…
Kitabın ana karakteri Berkley Whitmore üçüncü kitapta kısacık görünüp kaybolmuştu hatırlayacaksınız. Bu kitapta ise Cedar Key sakini oldu bir de çikolata dükkanı açtı. Annesinin ölümünden sonra bulduğu bazı kartpostalların sırrını çözmek ve annesinin kendinden sakladığı sırrın peşinden koşmak için kendi hayatını da tamamen değiştirmek köklü bir karardı.. Bu sevimli ve de huzurlu küçük kasabada sırların cevaplarını, annesini çok farklı tanıdığını fark etmekle kalmayıp aşkı da bulacağını bilmiyordu şüphesiz.
Yine güzel bir aşk hikayesi ile sarıp sarmalanmış, dostlukların pekiştiği, aile olmanın, insanın dostlarının olmasının verdiği güveni içinde hissedeceğiniz geçmiş ile yüzleşmeli keyifli bir kitap daha bitti. Beşinci kitap ile devam ediyorum seriyi okumaya.

Sırlar ve Affedişler – Terri Dulong

Terri Dulong Cedar Key serisi beşinci kitabı Sırlar ve Affedişler. Bu kitapta da ilk kitaptan beri tanıdığımız Dora’nın kızı Marin’in hikayesini okudum. Diğer kitaplardan tanıdığım Marin evli ve iki yetişkin oğlu olan orta yaşlı bir kadın.
Eşi vefat edince annesinin yanına gelir bir süreliğine ama sırlar ortaya çıkmak için zaman beklemektedir. Yeni bir hayat arkadaşı, bir kız çocuğu ve torun…Yeni bir hayat yeni bir iş.. Yine sevgi, arkadaşlık, aile kavramının sıcacık işlendiği güzel bir kitap daha bitti. Şimdi serinin son kitabına başlama zamanı.

Örgü Adasına Veda – Terri Dulong

Terri Dulong Cedar Key serisi son kitabı Örgü Adasına Veda bitti.

Bekar bir anne olan Josie 16 yaşındaki kızı Orli ile berabere yaşayan hemşire bir anne. Mali kriz yüzünden hastanedeki işinden ayrılan Josie bir süre adadaki yün dükkanına yardık etmek için çalışır ve erkeklere örgü kursu açar. Adaya muayenehane açmak için gelen bir doktorun hemşiresi olmak için iş teklifi alır ve kendi işine döneceği için mutludur. Bu arada Orli’nin 16. Yaş günü kutlaması ve Noel tatili için de Boston’a Orli’nin babası ve ilk aşkının evine davetlidir. Grant, avukat, kızı ile vakit geçirmekten keyif alan iyi bir baba ve ilk aşkını hiç unutmamış bir eski sevgili. Josie hamile olduğunu öğrendiğinde evlenmek istememiş bekar anne olmayı tercih etmiş. Grant da saygı duymuş ama kızı ile hep ilgilenmiş. Bakalım bu tatil onları tekrardan bir araya getire bilecek mi?
Yine sevgi, arkadaşlık, aile kavramının sıcacık işlendiği güzel bir kitap. Ben severek okudum size de tavsiye ediyorum bu seriyi.

Uzun zaman yazmayınca çok uzun bir yazı oldu umarım sıkılmadan okursunuz sevgili dostlarım. Her zamanki temenni ile bitireyim o halde ben de kitapla, seyahatle ve aşkla kalalım 📚💕🚘

mymoonishitchhiking tarafından yayınlandı

I travel, eat and enjoy life.

Yorum bırakın

WordPress.com ile böyle bir site tasarlayın
Başlayın