Nisan & Mayıs kitapları

Uzun bir aradan sonra tekrar merhaba sevgili takipçilerim,

Bir takım rahatsızlıklardan dolayı yazamadığım için son iki ayın kitaplarını birleştirerek yazmaya karar verdim. Zaten yeteri kadar da okuyamadığım için böylesi daha uygun olur.

Umarım eski okuma performansıma dönebilirim. Çünkü bir sürü kitap geldi ve hepsi okunmayı bekliyor.. Ben de sabırsızlıkla okumayı tabii ki 🙏🏻

Eveett gelelim Nisan ayı ilk kitabım olan Elveda Sevgilim isimli kitabımıza.

Elveda Sevgilim – Derek Humphry

Kitabımız gerçek bir hayat hikayesinden alınma. Kırmızı Kedi Yayınevi tarafından 2008 yılında ilk basımı yapılmış. Kitap konusuna gelirsek gazeteci Derek Humphry’nin çok sevdiği eşinin kanser teşhisi konuluyor ve hastalığın seyiri iyileşmeler bir anda daha da kötüye gitme süreci derken seven insanın neleri yapabileceği ve ölümü bekleyen bir kadının ne kadar güçlü olabileceğini okudum. Kesinlikle okumanızı öneririm. Çünkü kitap kanserli bir kadının hayatı olmak dışında eşinin, çocuklarının da neler yaşadığını anlatan bir kitap ve kadının eşinden son isteği beni çok etkiledi.. Okuyun 😉

Nisan ayı ikinci kitabım Beyaz Kasımpatı

Beyaz Kasımpatı – Mary Lynn Bracht

Arkadya yayınlarından nisan ayı için seçtiğim, aslında alalı bir kaç ay olup sırası ancak gelen kitaplarımdan Mary Lynkn Bracht tarafından yazılan ve yazarın ilk kitabı olan Beyaz Kasımpatı ile geldim. Gerçekten yürek burkan bir kadın hikayesi. Savaş zamanlarında kadın olmak, esir düşmek, insan yerine konulmamak..😔 Kitap gerçek olaylara dayandırılan bir kurgu roman.

Gelelim kitabımızın konusuna. Ana karakter Hana 16 yaşında Kore’de Jeju adasında ailesi ile yaşayan annesi ile beraber haenyeo yani denizin kızları olarak bilinen kadın dalgıçlardan biridir. Adaları Japon askerileri tarafından kuşatılmış durumda olduğundan zar zor denizden çıkardıkları ile geçinen bir ailenin büyük kızıdır. Hana’nın Kore’den Mançurya’ya, Mançurya’da Moğolistan’a uzanan hikayesi.. Kendinden 7 yaş küçük kardeşini korumak için Japon askerlerine esir düşmüş ve seks kölesi olarak hayatının en kötü günlerini, unutamayacağı acıları yaşamış o kadınlardan biridir. Kardeşi Emi de yaşanan bu olaylar sonrasında her şeyi unutmuş gibi davranıp hayatının son günlerinde ablasını aramak ruhunu huzura erdirmek için kendine bile itiraf edemediği acı anılarını çocukları ile paylaşır… Ben daha fazla anlatmayayım, okuyun bence. Sizin de çok etkileneceğinize inanıyorum 💕

Nisan ayı üçüncü kitabım Ansızın Gelen Sen

Ansızın Gelen Sen – Gizem Bilici

Nisan ayının üçüncü kitabı 2 kitaplık bir seri olan Gizem Bilici’nin Yakamoz Kitap yayınlarından çıkan Ansızın Gelen Sen kitabı. Kitap modern bir love story hikayesi. Ama en göze çarpan özelliği güzel seven adamların hikayesi. Nedir güzel sevmek? Şiddetsiz, sevdiğinin saçının teline zarar vermeden, saygı ile sevmek. Koruyarak, kollayarak üzmeden sevmek demek güzel sevmek. Bu kitaptaki sevgililer de abiler de güzel seviyor kadınları. Yazarımız muhafazakar bir yazar. Bu yazarımızın okuduğum ikinci kitabı. Okuduğum ilk kitabı Gönülçelen’de de bu kitapta da sevgililer aşklarını 1930 lar Türkiye’sinde yaşar gibi en fazla el ele tutuşup, sarılarak safça yaşıyorlar. Kitabın ana karakterleri 18 yaş ve 20’li yaşların başında olduğu için aslında daha genç kızlarımıza hitap edebilecek tarzda bir aşk romanı. Ben keyifle okudum. Kitabın içinde bol bol sevdiğim şairlerin dizelerine de yer verilmiş olmasından da ayrıca keyif aldım.

Nisan ayı dördümcü kitabım Ansızın Seven Ben

Ansızın Seven Ben – Gizem Bilici

Serinin ikinci kitabı olan Ansızın Seven Ben Karakterleri bir önceki kitaptan tanıdığım için keyifli başladı. Kalemine sağlık Gizem Bilici. Daha önce de belirttiğim gibi güzel bir aşk kitabının devamı. İki kitabı peş peşe okuduğum için sanki tek bir kitapmışçasına bitti kitabım. Tam bir ilk aşk kitabı bu romanda. Tertemiz seven iki gencin iyi günde, kötü günde aşklarını, sevgilerini birbirlerini nasıl güzel sevdiklerini anlatan keyifli bir roman. Tavsiye kitap olarak buraya bırakıyorum. Herkese keyifli okumalar diliyorum. 💕💕

Nisan ayının son kitabı Camdaki Kız

Camdaki Kız – Gülseren Budayıcıoğlu

Bu ayın son kitabı psikiyatrist doktor Gülseren Budayıcıoğlu’nun gerçek yaşamdan uyarlanan kitaplarından biri olan Camdaki Kız doktorun sanırım benim okuduğum basılmış kitaplarının sonuncusu. Hepsinden ayrı ayrı etkilendim, ayrı ayrı şeyler öğrendim. Kitabın şu sıralar bir kanalda dizisi de başladı ilk bölümüne baktım ama maalesef kitabın içindeki karakterlere çok da sadık kalmamış senaristler çok abartmışlar ve bence aslından farklı saçma karakterler yaratmışlar. Nalan karakterinin annesinin davranışları kıza bekaret kıyafeti giydirmesi, Koroğlu karakterinin cimriliğinin abartılması gibi.. Neyse kitabımıza dönersek kitap sevgisiz büyümüş bir kızın sevgiye olan açlığı ve bu açlık karşında bir yudum sevgi için elinden ne geliyorsa, nelerden vazgeçmesi gerekiyorsa her şeyi elinin tersi ile itip bir yudum sevginin peşinden koşmasını anlatan bir kitap. İçinde girift ilişkiler de barındıran gerçek bir hikayeden uyarlanan güzel bir roman. Bu tarz kitapları sevenlere tavsiye ederim.

Nisan ayı toplamda sadece 5 kitap okuyabildim. Şimdi Mayıs ayımda okuduğum kitaplardan bahsedeyim biraz da..

Mayıs ayı ilk kitabım Keşke

Keşke- Sema Soykan

Sevgili Sema Soykan’ın Keşke kitabı gerçekten çok güzel, yakın geçmişimize ışık tutan bir kitap. Köy enstitülerinin açılması ile savaştan çıkan, ekonomisi kötü, eğitim düzeyi kötü olan genç Cumhuriyetimizin kısa sürede kalkınması, kendi kendine yeter hale gelmesi. Toprağını bilinçli ekip biçmesi, kendi uçak fabrikalarını açacak seviyeye gelmesi. Bilinçli köylü yaratmak istemesi ama ne yazık ki Amerika uşağı dönemin siyasilerinin ülkelerine ihanetleri, kendi çıkarlarını gözetmeleri böylece Türkiye’mizin geleceğini yok etme çabaları ve de başarıları!! Sonuç olarak siyasilerin, toprak ağalarının kötü emellerine alet edilmiş güzel eğitim kurumlarının açılıp kapanması arasında geçen kısacık sürede önce refaha ermek sonrasında da çok hızlı bir şekilde gelen 2 askeri darbe ile hala toparlanamayan Türkiye Cumhuriyeti 😢 ve maalesef hala gözü açılmamış eğitilemediği için hala cahil olan halkın, okumayan, araştırmayan cahil kalmakta ısrarcı olan haklın o günden bu güne çok da fazla yol kat edemediğini güzel bir dille anlatmış yazar. Kitap bildiğimiz konuları tekrar hatırlamak, bilmediğimiz detayları öğrenmek için çok güzel bir danışman kitap. Bazı yerlerinde fazlaca tarih, kişi adı ve sayılı kanun olduğu için bazen ders kitabı havasına girdiği yerler de var ama içindeki aşk hikayesi konuyu daha akıcı hale getiriyor.. Kesinlikle tavsiye ederim mutlaka okuyun, okutun.

Ömer Hayyam’ın da dediği gibi “Celladına aşık olmuşsa bir millet, müstehaktır ona her zillet” 😔

Mayıs ayı ikinci kitabım Erik Ağacı

Erik Ağacı – Ellen Marie Wiseman

Yine bir Nazi Almanya’sı döneminde geçen, Nazilerin Yahudilere ve hatta kendi ülke vatandaşları olan Hıristiyan Almanlara yaptığı insanlık dışı muameleyi, açlığı, sefaleti gözler önüne seren başka bir kitap Erik Ağacı. İnsanlığın, şevkatin, vicdanın kişilerin içinde olduğunu sonradan edinilemeyeceğini bu duygular için din, dil, ırk gerekmediğini bir kez daha görmemizi, anlamamızı sağlıyor.
Yazarın ailesinin gerçek hikayesinden esinlenerek uyarlanan güzel bir kitap. Okurken bazı yerlerde içinizin burkularak okuyacağınız Ellen Marie Wiseman kaleminden savaş ve aşk romanı. Tabii ki tavsiye ediyorum 😉 okuyun okutun. Çünkü okudukça güzelleşir dünya 🌎

Mayıs ayı üçüncü kitabım Benim Hüzünlü Orospularım

Benim Hüzünlü Orospularım – Gabriel Garcia Marquez

Çok yerde karşıma çıkan benim de kendi kendine okumalıyım deyip listene aldığım Klasik sayılacak bir kitap olan Nobel Edebiyat ödüllü yazar Gabriel Garcia Marquez’in Benim Hüzünlü Orospularım kitabı bu ayın üçüncü kitabı. Kısacık bir kitap. Konusuna gelirsek 90. Yaş gününü kutlayacak yalnız bir gazeteci ve yazarın hayatından kesit bir hikaye. Kitabımızın kahramanı bu yaşına kadar sadece parasını ödediği kadınlarla birlikte olmuş bir adam. Aşık olmamış, yalnız biri. 90. Yaş gününde kendine bakire bir kız hediye etmek istiyor ve yıllardır tanıdığı genelev patroniçesini arıyor. Bakire kız bulunuyor ama bizim yaşlı çapkın odada onu beklerken uyuyan küçük kıza aşık oluyor. Her buluşmalarında kız uyuduğu için yaşlı adam aşkını kendi kendine yaşıyor. Bazen geçmişini sorguluyor. Kendi anılarına dalıyor. Ben okurken sıkıldım açıkçası beni çok saran, etkileyen bir kitap olmadı. Yorumumu paylaştım okuyup okumamak size kalsın.

Kitapla ve sevgi ile kalın 📚❤️

mymoonishitchhiking tarafından yayınlandı

I travel, eat and enjoy life.

Yorum bırakın

WordPress.com ile böyle bir site tasarlayın
Başlayın