Münih

Merhaba sevgili takipçilerim,

Uzun bir süredir yoktum malum kış yeni yeni yüzünü göstermeye başladı bende hem bunu fırsat bildim hemde Avrupa da Christmas zamanını fırsat bildim ve düştüm yine yollara. Hem bol bol fotoğraflar çektim hemde renkli, ışıklı Christmas Marketleri dolaştım.

İstabul Havaalanından çıktık yola..

Yağmurlu bir Münih sabahından hepinize sevgiler..
Bu günün ilk durağı St. Michael Kilisesi Münih’te görülmesi gereken yerlerden bir tanesi ve gerçekte etkileyici bir gotik mimariye sahip. Şu anda içinde bazı yerler tadilat aşamasında olduğu için ziyarete açık alanların fotoğraflaya bildim.

İkinci durağımız da asıl gezi sebebimiz olan Christmas Marketlar. Yine çok renkli, yine cıvıl cıvıl. Mairenplatz meydanının her yerine yayılmış durumda. İnsanların yüzleri gülüyor, herkes hayatından memnun. Avrupa’daki en sevdiğim şeylerden biri de yaşlı Avrupalıların hayattan kopmamış olmaları. Yaşları +70 olmasına rağmen hepsinin yüzdende tatlı bir tebessüm ve içlerinde hala yaşama sevinci var. Kimisi dışarda yemeğini yerken, kimisi şarabını, kahvesini, birasını yudumluyor. Ülkemin insanlarının yüzünde de bu mutluluğu görmek umudu ile..

Her stant ayrı güzel. Bu stant da kapı süsleri tamamen el yapımı fiyatları 20 Euro’dan başlıyor
Ev yapımı yeni yıl kurabiyeleri, üzerleri süslü yemeye kıyamaya bilirsiniz 😋
St. Peter’s Kilisesi
Nalbur ürünü çikolatalar 🙂
Anahtar, çekiç, vida, ampul ve daha neler neler
El yapımı yeni yıl süsleri
Ve yine çikolata, kurabiye ve kekler
En çok ilgimi çeken stantlardan biri de bu seramik standı oldu. Hepsi birbirinden güzel çorba kaseleri, kek ve ekmek kalıpları, tereyağ kapları, çerezlik ve reçellikler, kavanozlar, tencereler.. Tabii el emeği olduğu için fiyatları bayağı bir pahalıydı.
Tahta hediyelik ürünler de çok şık ve zarif
Tabii ki bunlarda el yapımı olduğu için fiyatları biraz pahalı
Tokalar ve iğneler çok şık..

Ve tabii ki sırada değişmez adreslerimden pazar gezmeleri. Bilenler bilir yurt dışında meyve sebze pazarı gezmeyi çok severim. Bağıran çağıran pazarcılar yoktur. Son derece sakin ve çeşit çeşit meyve sebze görebilirsiniz. Hatta hiç tanımadıklarınızı. Ben bu kez patatesin 11 çeşidini saydım. Lahananın üçgen prizma hali ile tanıştım. Jack Frucht diye devasa bir meyve ve Durian diye bir dikenli kabuklu bir meyve ile müşerref oldum 🙂 Haydi sizi de tanıştırayım☺️

İstesemiz kapı süslerini boş alıp kendi zevkinize göre süsleye bilirsiniz
Balık reyonunu atlamak olmazdı
Çeşit çeşit patates
Şarküterisiz olmaz

Ve bu renkli pazar alışverişinden sonra yolumuzun üzerinde bir peynir mağazası ile karşılaştık. Hollanda menşeyli bir mağaza. İçeride envai çeşit peynir var. Baharatlı, biberli, mantarlı, sarımsaklı, ballı, yeşil pestolu, kırmızı pestolu, lavantalı, isli, isli baharatlı ve unuttuğum bir çok çeşit daha. Tabii sadece peynir çeşitleri değil peynir aksesuarları da var. Peynir kesme aparatları, minik şarap tanecikleri (peynirle ikram edebilmek için), özel peynir sosları gibi gerçekten çok keyifli bir mağaza.

Evet sevgili takipçilerim bu gezi de böyle bitti. Yeni seyahatte görüşmek üzere kendinize iyi bakın ve beni takip etmeye devam edin 😊

mymoonishitchhiking tarafından yayınlandı

I travel, eat and enjoy life.

Yorum bırakın

WordPress.com ile böyle bir site tasarlayın
Başlayın